2023 MİLLİ SEZON SONRASI TARTIŞMALI KONULAR - 3
Updated: Aug 18
VARGAS GELDİ, TÜRKİYE ŞAHLANDI… “BU MUDUR?”
Yazının Özeti:
(8,4 B facebook like)
Vargas'ın Milli takıma dahil olduğu ilk sezon Milli Takım tüm turnuvaları kazandı ve dünya sıralamasında bir numaraya yükseldi. Başarılar Vargas'ın katılımına bağlanırken bu sayfalarda ne oldu da başarılar geldi, sadece Vargas etkisi midir diye sorguladık ve cevabını aradık.

Yazının Tamamı:
Bazılarına göre, “budur”.
Peki, “hepsi bu mudur?”
Yok, bana göre hepsi bu değildir. Hatta ‘bana göre” demesek bile olur.
“Hepsi bu değildir”.
Vargas büyük etkense, yeni hoca ve onun sağladığı ilerlemeler, yenilikler de o kadar etkendir.
Bir iki soru…
Vargas geldi, hoca değişmedi. Bugün olduğumuz yerde ve seviyede olur muyduk?
Veya…
Vargas gelmeseydi, yeni hoca gelmiş olsaydı, acaba nerde olurduk?
Önerim, VNL Tayland haftasındaki Brezilya – Türkiye maçını tekrar izleyin. Vargas gelmeden, nasıl oynuyoruz, neredeyiz, işte orda gözümüzün önünde. Yani yukarıda sorduğum ikinci sorunun cevabı orda. Vargas yok. Takım böyle. Eskiden çok farklı, çok.
Biraz söze dökeyim.
Türkiye turu garantilemiş, Brezilya daha değil. Salon şahane, full. Belki 8000 kişi var. Tayland seyircisi Brezilya taraftarı, Türkiye sempatizanı çok az. Brezilya (sakat Ana Cristina hariç) tam takım. Gabi, Thaisa, Carol, Macris, Roberta, Rosamaria, Julia B, Pri Daroit, Nyeme… (Artık ezberden yazıyorum)…
Türkiye alışmadığımız, bu sezon böyle oynayacağımızı aklımızdan geçirmediğimiz bir kadroyla sahada.
Ortalar Eda, Zehra tamam. Vargas yok. Çapraz Ebrar. Libero Gizem tamam, onun olacağı belliydi. Peki pasör? Elif Şahin...
Gelelim “dış smaçörlerimiz zayıf, fazla beklentimiz olmasın” denilen bölüme. Biz sezon başı, Ebrar orda olur mu acaba, Hande formsuz, Meliha mı olur, Şeyma mı olmalı, Neriman geldi, tuh Tuğba sakatlandı falan derken, Brezilya karşısına İlkin Aydın ve Derya Cebecioğlu çıktılar. Ama bildiğiniz gibi çıkış değil.
Hiçbiri bildiğiniz gibi değil. Herkes ışıldıyor. Biz sezon başı böyle bir kadro beklemezdik ama, Brezilya maçına geldiğimizde bu kadroyu hiç yadırgamadık. Çünkü önceki maçlarda denene yüksele buraya gelinmişti.
İlkin Aydın temel direk pozisyonundaydı, Derya ilk Sırbistan maçında “ben de varım” deyip kafayı kaldırmıştı.
Sizi hızlıca baştan buraya, önemli adımlarla getireyim…
VNL ilk haftası, Antalya’da ABD’ye 3-2, Polonya’ya 3-0 yenildik. Vargas’lı kadro. Henüz olmuyor.
Tayland haftası Vargas yok. İlk maçımızda Japonya’ya 3-2 yenildik. Rotasyon nedeniyle İlkin baştan oynamadı, yol kazası oldu. Oynasa 5 sete hiç gelmezdik demişim. (Sonra olimpiyat elemelerinde kendi sahalarında rövanş alındı. Vargas’lı alındı, ama napalım…)
İkinci maç ev sahibi Tayland. İlk defa İlkin ve Derya ile oynuyoruz. Derya maçın oyuncusu.
Ondan sonra izlemenizi önerdiğim Brezilya. Yukarıdaki yoldan gelince sahada yine bir gün önceki İlkin ve Derya. Çapraz Ebrar. Brezilya’ya 3-0 lık çok ağır tarife. (Tekrar tekrar) izlediğim en keyifli Sultanlar maçı nerdeyse.
Bu maçtan itibaren Milli Takımın oyun kurgusu tam oturdu diyorum. Bir daha yenilmedik. Hatta bizi yenmeye yaklaşan olmadı. Brezilya sistemin sınava girdiği ilk derbiydi. Müthiş bir servis blok oyunu, Ebrar’ın tüm saha atakları, tutulamaması… İlk set yorulup çıktığında çapraza girip 2 hata yapan Hande’nin çıkıp yine Ebrar’la seti alışımız. Son set yine yorulan Ebrar’ın yerine ikili değişiklikle Meliha’nın çapraza girmesi ve 2 de 2 sayı ile maçı bitirmesi.
Ortaların, Elif’in, Gizem’in şiir gibi akışları.
Son set, molada hocadan Elif’e : “Ebrar 60 atak yaptı, biraz nefes versene”. İlkin’e dönüp “şimdi sana ihtiyacım var”, “sonra bloklar”…
İlk topta Gizem manşet, Elif'ten 4 e hızlı pas, İlkin’den patlama, sonra Meliha ve Eda’dan 2 kritik maçı bağlayan blok. İzleyin derim buraları.
Bütün maç boyu Brezilya’nın üzerine dalgalar halinde aktık. Öndeki blok duvarının hızı, kalitesi… Elif’in plaseleri. Türkiye Milli takımı böyle bir rakip karşısında hiç böyle oynamamıştır. O maçtan itibaren (zayıf rakipler karşısında gevşeme araları hariç) hep böyle devam ettiler. O haftadan sonra Vargas’lı tabii.

İşte yukarıda sorduğum sorunun cevabı, Vargas olmasa da hoca değişmiş olsa ne olurdu, bu maçtaki gibi olurdu. Peki aynı sonuçlara ulaşabilir miydik? Bilmem… Denemek için paralel hayat yaşanamıyor.
Muhtemelen herkesi silip süpürme tarifesi olmazdı. Daha önceleri defalarca yendiğimiz Polonya’yı, dağınık İtalya’yı, gördüğümüz Sırbistan’ı, Hande + İlkin veya Derya’lı bir Brezilya oyunu ile yenemez miydik? İmkansız mıydı? Favori kim olurdu? Amerika yenilemez miydi? İmkansız mıydı? Şanslar kaça kaç olurdu?
“Vargas geldi, Türkiye şahlandı.” Şimdi bir daha sorayım. Sadece bu mudur? Benim cevabım, “hayır katiyen sadece bu değildir.”
Devamı şöyle…
Final haftası Arlington, artık Vargas + Ebrar… İtalya galibiyeti İlkin’le, yarı final ABD galibiyeti ve final Çin galibiyeti tam maç Derya Cebecioğlu ile. Derya adına, kendi söyleyemez deyip hocaya teşekkür etmişim bir paylaşımda. Buraya döneceğim, çünkü hala kızıyorum.
Dikkat ederseniz buralarda Hande ismi geçmiyor. Hande kapı arkasında saklamada, herhalde özel hazırlıkta. Hoca, en önemli turnuvalar olan Avrupa şampiyonası ve Olimpiyat elemelerinde Hande’yi şapkadan çıkardı ve tam çıkardı. Sonunda Hande MVP dedirtti bana.
Geri döneceğim dediğim konu…
Guidetti Türkiye’ye “dış smaçörümüz yok, fazla beklentiniz olmasın” dedi, ve ertesi gün ABD’ye elendi. Federasyon başkanı onu görevden almalarının nedeninin havlu atma davranışı olduğunu açıkladı.
Derya Cebecioğlu kendi oyuncusu, yıllardır onu boşa gezdirdi. Hiç oynat(a)madı. Eksiklerini tamamlamadı, başka yere göndermedi. Santarelli geldi, Derya’dan, adım adım ilerletip beklenmedik verim aldı. Artık Derya ‘ben yaparım” diyebiliyor. (Tekrar teşekkür Santarelli. Hem bizim, hem Derya’nın adına.)
İlkin Aydın hiçbir zaman bu kadar etkili oynatılamamıştı.
Hande Baladın formsuz geldi, inci gibi işlenerek en yüksek noktasında kulübüne geri gönderildi.
Elif Şahin başlı başına pasör oldu. Sonra da Cansu parladı.
Gizem… Ama Simge de, Ayça da katkı verdi.
Vargas takım ve taraftarla, hatta ülkeyle bütünleşti. Hoca’nın, kaptanın, takımın bundaki rolü… Ebrar ona yerini verdi ve en yıpratıcı görevi kabullendi. Başardı. Değeri arttı.
Hoca Erik Dalı (nedir) öğrendi. Takım ve hoca, teknik ekip müthiş bir “takım” oldular.
İşte bütün bunlar, sadece Vargas mıdır, hayır değildir dememin nedeni.
Vargas olmasa, Santarelli’den şunu dahi beklerim… Meryem Boz, Ceren Kapucu, Tutku Burcu, her kimi ise kadroya alıp, hazırlayıp pasör çaprazı oynatıp, Ebrar’ı yine dış smaçör oynatmak, veya çaprazı Derya ile oynamak.
Hiç olmayacak şeyler değil, diğerleri olduysa. Ama Guidetti’nin rijit sisteminde olmaz.
Şimdi bütün bunları yazıp okuduktan sonra fark ediyorum ve eksiğimi düzeltiyorum, tamamlıyorum.
Sevgili Vargas iyi ki geldi, aramıza katıldı, hoş geldi. Biz onu sevdik ve bizden biri oldu. Takımı müthiş güçlendirdi, renklendirdi. Gördüğümüz şekliyle milli takıma girmekle kendisi de mutlu. Fenerbahçe’de bu kadar motive izlemiyorduk. Sadece “pasör çaprazı” idi. Belki yeni antrenörü ve milli takım sezonundan sonra daha motive izleriz, voleybolun ötesinde.
Profesyonel, Çin’e gidecek para kazanacak, devamı sonraya olacak. Bu işler böyle.
Santarelli bir gün dönse de, ondan olumlu izler kalması için organize olmak, öğrenmek, belki sadece milli takım antrenörlüğü dışında sorumluluklar vermek faydalı olurdu diye düşünüyorum. Özellikle mental konulardaki eksiklerimiz tarafı dahil.
Hoş geldin koç, sefa getirdin. (Pardon şampiyonluk da getirdin... ) Türkiye koçu da Vargas kadar bağrına bastı. Bendeniz bilindiği gibi çok takdir ediyorum.
Özetle, sadece Vargas değil, Santarelli ve Vargas diyorum.

Her zaman katkı ve görüşlere açık…
Turgut Soysal
(Not : Bana bir Facebook yorumu ile bu paylaşımı yapmama vesile olan Mustafa Kılınçoğlu’na teşekkür ederim.)




Comments